BARIŞ MANÇO BELGESELİ
BARIŞ MANÇO BELGESELİ
Müzik güncellenmiş 4 ay önce

BARIŞ MANÇO BELGESELİ

azen uzun yıllardan seslenen bir seyyah, bazen de sanki zaman tünelinden kaçıp gelmiş şık bir asilzadeydi. Çocukken Bariş abi, çocuklar büyüdüğünde aslında tüm dünyayı anlatan bir bilgeydi.

1. Hayatım Roman

BARIŞ MANÇO: İyi akşamlar. Uzun bir ayrılıktan sonra sizlerle beraber olmanın mutluluğu içindeyiz bu akşam

Bazen uzun yıllardan seslenen bir seyyah, bazen de sanki zaman tünelinden kaçıp gelmiş şık bir asilzadeydi. Çocukken Bariş abi, çocuklar büyüdüğünde aslında tüm dünyayı anlatan bir bilgeydi. Saçları yüzükleri kıyafetleriyle her zaman önde, her zaman farklıydı. Barış Manço kısa ama başarılarla dolu hayatıyla ciltlere sığmayan bir roman.

 Kökenleri Osmanlı İmparatorluğunun ilk yıllarına uzanan Mançozadelerin en ünlüsü Barış Manço, Hakkı Manço ve Rikkat Uyanık’ın ikinci çocuğu olarak 2 Ocak 1943’te İstanbul’da dünyaya geldi.  Manço ailesi 2. Dünya Savaşının sonlarına doğru dünyaya gelen bu gürbüz bebeğe savaşın getirdiği umutsuzluğa ve çaresizliğe inat Barış ismini koydu. Barış Manço 3 yaşındayken anne ve babası ayrılmaya karar verdi. Babasının yanında büyüyen Barış Manço çok sevdiği ve tutkuyla bağlandığı Moda ve Kadıköy çevresinde çocukluğunu geçirdi. Annesi Rikkat hanımın Türk Sanat Müziği yorumcusu ve araştırmacısı olması Barış mançonun müziğe küçük yaşlarda ilgi duymasına neden oldu.

INCİ MANÇO İLBAY: Annem de o tarihlerde evde müzik dersi alırmış. Barış’a duyduklarını, alaturka tabi o zamanki diyeyim. Alaturka. O şarkıları söylermiş. O zaman annem içinde bir kıpırtı hissetmiş. Yani benim de oğlum çocuklarımdan biri, acaba ileride bu mesleği seçer mi gibi, öyle düşüncelere kapılmış.

 

 Gazi Mustafa Kemal ilkokulunu bitirince dönemin en başarılı okullarından biri olan Galatasaray lisesine devam etti. Müzik kariyerinin miladı sayılan ortaokul yıllarında Barış Manço ve sıra arkadaşı Ender Enön’ün birlikte iszledikleri bir film hayatlarını dönülmez bir rotaya soktu.

 

ERDAL ENÖN: Bir rock’n roll filmine gittik o zaman yeni çıkmıştı. Bill Havey’in kometleriydi. Rock Around the Clock- Saatin etrafında Rock. Film siyah beyazz. O filme gittik çok etkilendik. Bir daha ggittik. Çok heyecanlandık. Başladık sıralara vurarak o şarkıları söylemeye.

 

 Dönemin en meşhur ve fiyakalı genci Elvis Presley, Barış Manço ve kafadarları çok etkilemişti. Öyle ki müzik aleti alacak parası olmayan bu tutkulu gençler, tarağın üzerine ince kağıt sarıp mızıka sesleri çıkarmaya, resimlerine bakarak gitar yapmaya çalıştılar. Galatasaray Lisesi müzik hayatına yepyeni gençler kazandırdı. Barış Manço’nun ikinci grubu yine lise arkadaşlarıyla kurduğu ve dönemin Rock’n Roll rüzgarını yakından takip eden Harmoniler grubuydu. Türkçe sözlü müzik yapmak isteyen Barış Manço müzik hayatındaki ilk dönüm noktasını Harmoniler grubuyla çıkardığı 45’lik plak ile yaşadı.

SAF SAVAŞ AKAT: Barış yeni şeyler denemeyi severdi. Bir Türkçe müzik yapalım diye, heralde Rikkat hanım da  destek oldu O’na o şarkıları bulmakta yani. Bir Kızılcıklar Oldu Mu çok güzel şarkıdır. İlk benim bildiğim Türkçe Batı müziği yapan rock grupların yaptığı belki de ilk 45’lik plak olabilir

 

Babasının vefatı nedeniyle Galatasaray Lisesindeki dersleri aksayan Barış Manço son sınıfır Şişli Terakki Lisesi’nde tamamladı. Yurtdışında okumak isteyen Barış Manço önce Paris’e, oradan Belçika’nın Liege kentine gitti. Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık bölümüne kaydını yaptırdı. Burada bazen tercümanlık bazen de işçi kahvelerinde müzik yaparak harçlığını çıkarmaya çalıştı. Barış Manço için bu küçük konserler aslında hayatının dönüm noktası olacaktı.

 

ENDER ENÖN: Çalıyoruz ama Elvis’i çalıyoruz. Kimse dinlemiyor. İşçilerden biri yanık bir türkü söylemek için izin istedi bizden. Geldi sahneye tek başına Kağızman’a ısmarladım Nargele’yi söyledi. Bir alkış bir alkış. Biz şaşırdık kaldık. Kıskandık tabi bir parça. Orada Barış mesajı aldı.

 

 Müzik kariyerine Belçika Fransa arasında mekik dokuyarak devam eden Baırş Manço 1964 yılında ünlü Fransız komedyen Henry Salvador’un şirketinden yurtdışındaki ilk 45’lik plağını doldurdu. 1965 yılında Salvatore Adamo ve Frens Gal’den önce sahne alarak Paris’in dünyaca ünlü salonu Olimpia’da bir konser verdi.

 

MURAT MERİÇ: 1970’lerin sonunda ancak Ajda Pekkan çıktı ya da Ayla Algan çıktı a biz Olimpia’nın farkına vardık ama Barış Manço çoktan Olimpia’da konser vermişti mesela. Bunu bilmiyorduk biz. Çünkü Barış Manço Türkiye’de tanınıp öyle gitmedi. Orada müziklerini yaptı. Orada kendince tanında. Türkiye’ye döndükten sonra Türkiye’de patladı.

Olimpia’daki konser aynı zamanda Barış Manço’yu yeni yol arkadaşlarıyla tanıştırdı. Belçikalı müzisyenlerden oluşan Le Missigri grubuyla beraber Avrupa’nın bir çok ülkesinde ve Türkiye’de konserler verdi ancak beraber müzik yapmalarına rağmen zamanla aralarına bir kan uyuşmazlığı ortaya çıktı. Grubun Türkiye’de çalışma izinleri de olmayınca Barış Manço yerli bir grup aarayışına girdi.

 

FUAT GÜNER: Sene 1968. Rahmetli Orhon diye bir abimiz var. O zaman Orhon Reklam radyoda özel bir programı var. Barış Manço ile çok iyi arkadaşlardı. Bir gün ..... bey dedi ki “Ya çocuklar” biz de Kaygısızlar grubuyuz o zaman yeni kurulmuşuz. “Barış Manço bir orkestra arıyor Türkiye’ye dönecek. Şu an kendisi Bellçika’da Liege’de yaşıyor. Böyl bir şey düşünür müsünüz?” Biz de olur dedik.

 

MURAT MERİÇ: Barış Manço’nun ilk yerli grubudur Kaygısızlar. Galatasaray Lisesinde kurduğu Harmonileri ve Kafadar’ları saymazsak ilk profesyonel grup diyelim. Ve Mazhar Alanson ve Fuat Güner vardır mesela Kaygısızlar içinde. Önemli bir birliktlikti.

 

 BarIŞ Mnaço o dönemde ses getiren şarkılarından biri olan Kol Düğmeleri’ni Kaygısızlarla birlikte kaydetti. Kol Düğmeleri, Barış Manço’ya şöhretin kapılarını sonuna kadar aralayacaktı. Bu çıkış Barış Manço için ikinci bir dönüm noktasıydı. Ardından gelen Ağlama Değmez Hayat 45’liği Anadolu temalarının ve türkülerinin ön plana çıktığı çalışmalar oldu. Barış Manço bu albümle 100 binin üstünde satış yaparak ilk altın plağını kazandı. Yurtdışında önemli bağlantıları olan Barış Manço Kaygısızları da alıp Fransa’ya gitti. Dünya genç Barış Manço’ya artık dar geliyordu ama Kaygısızlar grubu iin yurtdışına çalışmak çok zordu.

 

FUAT GÜNER: Sözlere önem verirdi.  Müziği de hep beraber yapardık. Kimi zaman kendi bestelerini getirirdi. Şunu şöyle  yapalım veya böyle. Yani bizim zevkli bir çalışmamız oldu. Hatta Belçika’ya gittik. Daha sonra Paris’e gittik beraber plak doldurduk. Run Away diye ingilizce şarkı yaptık ve sonra Kaygısızlar grubu Barış Manço Kaygısızlar bitti.

 

 Yurtdışında müzik yapmak istemeyen Kaygısızlar grubunu Türkiye’ye yollayan Barış Manço yeni yol arkadaşlarıyla 1969 yılında Londra’da Hyde Park’ta tanıştı. Manço’nun bu defaki yol arkadaşları farklı ülkelerden farklı kültürlerden gelen müzisyenlerdi. Zira Barış Manço müziğin evrensel gücüne inanan bir sanatçıydı.

 

Barış Manço 3. büyük çıkışını yeri göğü inleten Dağlar Dağalar şarkısıyla yaptı. Bir gitar ve bir klasik kemeçe ile kaydedilen Dağlar Dağlar ile Barış Manço artık herkesin tanıdığı ve sevdiği bir müzik adamı oldu. Öyle ki Dağlar Dağlar yurtdışındaki müzisyenlerin de dikkatini çekti ve bir çok dilde söylendi.

MURAT MERİÇ: Dağlar Dağlar’da bizden seslerin yanı sıra yani ritim melodi anlamında seslerin yanı sıra bizden bir enstrüman da bulunuyor. Kemençe, Cüneyt Orhon çalıyor bu kemençeyi. Barış Manço’nun asıl müziğini oluşturacak dönem bence Dağlar Dağlar ile başlıyor.

 

 Sayan Plak’tan çıkan Dağlar Dağlar 45’liği 100 binin üzerinde satınca Bu başarısıyla dönemin yıldız oyuncusu Öztürk Serengil’in elinde Platin Plak ödülünü aldı. Barış Manço, Cem Karaca ve Erkin Koray gibi dev isimlerle birlikte artık Türk müziğinin vazgeçilmez bir starıydı.

 

Barış Manço’nun yolu bu defa dönemin ünlü grubu Moğllar ile kesişti. 1971 yılında kurdukları Manço Mongol grubuyla Anadolu Pop ve Batı müziğini iyi sentezleyerek baş başa verdiler ve seslerini tüm dünyaya duyurmak üzere kolları sıvadılar. İşte Hendek İşte Deve, Katip Arzuhalim ve Binboğa’nın Kızı şarkıları bu dönemde kaydedildi. Moğolların kariyerine Avrupa’da sürdürmek istemesi, Barış Manço’nun ise artık yurda dönmek istemesi kısa ama verimli bir dönemi sonlandırdı.

 

Moğollar’dan Engin Yörükoğlu ile yurda dönen Barış Manço Celal Güven, Ohannes Kemer, Özkan Uğur ve Fuat Güner gibi müzisyenlerle beraber ölümüne dek kendisinden ayrılmayan Kurtalan Ekspres grubunu kurdu. Grup içindeki isimler zaman içinde değişse de bir süre sonra yakalanana uyumla Barış Manço ve Kurtalan Ekspres adları gibi uzun bir yolculuğa çıktı.

 

AHMET GÜVENÇ: Kurtalan Ekspres o kadar güzel bir isim ki yani Türkiye’yi baştan başa geçen bir trenin ismi. Biz de o zaman  turneler yapıyoruz, 60 gün sürüyor. Tam o trenle özdeşleşmiş bir durumumuz vardı.

 

MURAT MERİÇ: Askerlikten hemen önce onlarla çalışmaya başlıyor ve müziği biraz daha progressive bir evreye kayıyor. Bu sefer kendi söz müziğini yazdığı şarkıları ya da Kurtalan Ekspres grubu elemanlarının yazdığı şarkıları seslendirmeye başlıyor. 1980’lerin ortasına hatta sonlarına kadar bu devam ediyor.

Image

1972’de Barış Manço Kurtalan Ekspres ile ilk 45’li olan Ölüm Allahın Emri,  Gamzedeyim Deva Bulmam plağını piyasaya çıkardı. Sonrasında 20 aya yakın bir süre askerlik nedeniyle müzikten ayrı kaldı. Uzun saçlarıyla bir sembol olan Barış Manço, vatani görevi için müziğe olmasa da saçlarına bir süreliğine veda etti. Askerlikten sonra Barış Manço özlediği müzik çalışmalarına hızlıca döndü. Manço 1974 yılında Hey dergisi tarafından yılın erkek şarkıcısı seçildi. Kurtalan Ekspres ve Barış Manço’nun seyircisine duyduğu sevgi ve saygının karşısında İstanbul’daki ve Anadolu’daki konserler hınca hınç doluyordu.

 

Kameranın büyülü dünyası Barış Manço’nun her zaman ilgisini çekti. Manço’nun artan popülaritesi ona bir film teklifi getirdi. 1975 yılında Meral Zeren ile başrolünü paylaştığı Baba Bizi Eversene senaryosuyla olmasa da müzikleriyle dikkat çekti. Bu film bugüne kadar Barış Manço’nun oynadığı tek sinema filmiydi. Barış Manço’nun evlilik ve aşkı anlatan komedi filminin gösterime girdiği yıl bunu gerçeğe dönüştürecek bir tanışma gerçekleşti. Barış Manço, “benim her şeyim” dediği hayat arkadaşı Lale Manço ile 1975 yılında bir tesadüf eseri İstanbul’da karşılaştı.

 

LALE MANÇO: Ablam, Barış Manço ile aynı apartmanın karşılıklı dairelerinde oturuyorlardı. Ben bir gün ablamdayım. Telefon arızalı. Dediler ki işte o zaman karşı dairede. Biliyorum Barış Manço’yu ama hiç hayatımda görmemişim. Ben utanırım gidemem. Aman ne olacak, evde bile yoktur dediler. Çünkü kayıtlara gidiyor. Peki dedim ben gittim kapıyı çaldım. Nasıl osa başkası açacak diye. Hakikaten Barış açtı kapıyı. Şaşırdım ve utandım da zaten. Dedim bir telefon edebilir miyim? Benimle evlenmeyi kabul edersen edebilirsin dedi. Ben de aa neden olmasın dedim. Girdim içeriye telefonumu ettim. Teşekkür ettim. E dedi bunun nerede parası? E dedim evleneceğiz ya..

Image

Barış Manço 1975 yılında elinde biriken parçalarla ilk uzun çaları olan 2023’ü hazırladı. Türkiye’nin sayılı senfonik rock albümleri arasında yer alan çalışmada Bay Koca Destanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılını konu alan 2023 gibi parçalar vardı. Barış Manço son yurtdışı denemesini 1976’da dünya çapında bir firma olan CBS’ten çıkardığı albüm ile yaptı. Ancak Barış Manço’nun yüzü hala Anadolu’ya dönüktü. Kalbi Anadolu için çarpıyordu. Birbirine verdikleri sözü tutup 1978 yılında evlenen Lale ve Barış Manço çift, düğünde nikah anısı olarak birlikte doldurdukları bir plağı dağıttı. Evlilik göçebe ruhlu olan Barış Manço’yu kısa bir süreliğine  yerleşik hayata geçirdi.

 

Barış Manço 1979 yılında çıkardığı Yeni Bir Gün albümüyle progresive rock’ın Türkiye’deki en iyi örneklerinden birini verdi. Barış Manço artık yurtdışı macerasını bir kenara bırakıp Türk müziğini ve Anadolu deyişlerini hikayelerini müziğine taşımak istiyordu. 1979’da Sarı Çizmeli Mehmet Ağa, Aynalı Kemer, 1980’de Hal Hal, 1981’de Arkadaşım Eşek, 1982’de Ali Yazar Veli Bozar, 1983’te Halil İbrahim Sofrası gibi hit parçalarını yaptı.

 

Lale-Barış Manço çiftinin hayatlarına 19 Mayıs 1981’de Doğukan Hazar, 24 Temmuz 1984’te de Batıkan Zorbey dahil oldu. Barış Manço şarkılarını artık ilk önce ailesiyle paylaşıyor, onların ilk tepkilerine göre şarkılarını yeniden düzenliyordu.

 

DOĞUKAN MANÇO: Bizim hoşumuza giderdi. Söz yazılmamış parçaları dinlemek, fikrimizin alınması bizim hoşumuza giderdi. Kaset koyardı evde, akşam yemeğinden önce üst katta, hatırlıyorum köşkte koyardı parçaları dinletirdi. Böyle altyapılar yaptım diye.

 

FUAT GÜNER: Muhakkak halka beğendirmek üzere parça yapardı. Yaptığı bütün parçaların altında bu vardır. Aslında mesela Arkadaşım Eşek, değil mi? Şimdi kim bilmez o parçayı? Ama öyle bir parça yapmak kimin aklına gelir? İşte Barış Manço’nun farkı.

 

LALE MANÇO: Bence Barış Manço, evet Türk müziğinin tam ortasında. Herkesin anlayabileceği, her kulağı titreştirebilen, her kalbe hitap edebilen, bir müzik çıktığında böyle ağdalı bir Türk müziği.

 

DIŞ SES: Barış Manço’nun müzik tarzı zaman içinde değişse de, müziğe bakış açısı hiç değişmedi. Barış Manço için müzik, insanların kalpllerine ulaşabilmek için en önemli iletişim aracıydı.

 

BARIŞ MANÇO: Ben kendimi bildim bileli galiba beste yapıyorum. Çok küçükken galiba mırıldanırmışım. O zamanki büyüklerim aile büyüklerim, sen o zaman da yazardın zaten bişeyler derler. Ancak benim ufak tefek yazdığım parçalar zamanla bir müzik aleti eşliğinde olmaya başladığında zannediyorum 29 sene oldu şu anda.

 

MURAT MERİÇ: 4 döneme ayırabiliyoruz şu anda Barış Manço’nun müziğini bu durumda. Dağlar Dağlar’a kadar, Dağlar Dağlar ile Kurtalan Ekspres arası, Kurtalan Ekspres ile çalıştığı dönem ve 80’lerin ikinci yarısından itibaren biraz daha kendine döndüğü dönem.

 

DIŞ SES: Barış Manço müziğiyle sınırları aştı, kitlelere ulaştı ama hep daha fazlasını arzuladı. Bir sinema filmi ve bir fotoroman ona istediğini vermedi. O uzun yıllardır Evliya Çelebi gibi dere tepe gezmek, gördüklerini, Türkiye’nin yeni yeni alıştığı beyaz camda insanlarla paylaşmak istiyordu.

 

LALE MANÇO: O senelerde Barış Manço evde kapalı bir stüdyo kurmuştu. Yani bir gün Türkiye’ye televizyonun geleceğini, televizyonla her şeyin devam edeceğini düşünerekten kameralar ve kayıt sistemleri getirmişti. Türkiye’de televizyon başlamadan Barış Manço televizyonu vardı.

 

BARIŞ MANÇO: Şimdi dünyayı turlamak oradan size eğlenceli görüntüleri sunmak gerçekten hoş şeyler. Ancak bizim bir önemli görevimiz daha var. O da gittiğimiz ülkelere Türkiye’yi tanıtmak.

1988’DE TRT’de başlayan ve ilk günden itibaren milyonlarca izleyiciyi  ekran başına toplayan Barış Manço ile 7’den 77’ye serüveni, 1998’e kadar aralıksız sürdü. Program çekimlerini yapan ekip, ekvatordan kutuplara kadar yer küre üzerinde 150 değişik ülkeye gitti, 500 bin kilometreden fazla yol kat etti. Modern seyyah Barış Manço dünyanın çevressini 12 kez dolaştı. Devlet başkanları, dünyaca ünlü sanatçılarla söyleşiler gerçekleştirdi, Türkiye’yi yurtdışında tanıttı.

 

BATIKAN MANÇO: Evde her gün görmeme rağmen televizyonda görmek büyülüyordu ve taklit ediyordum. O’nun olmadığı zamanlarda odasına girip yüzüklerini takıyordum, sahnede nasıl davranıyorsa öyle eğleniyordum kendi kendime. Babam olmakla beraber fantastik biri olarak a geliyordu gözüme kahramanımdı benim.

 

DIŞ SES: Barış Manço’nun müzik ve televizyondaki başarısı 1991’de O’na Devlet Sanatçısı ünvanını kazandırdı. Ancak Barış Manço’yu asıl şaşırtan büyük ödül, insanlara olan saygısı ve iletişim yeteneği nediyle Japonya halkından geldi.

 

AHMET GÜVENÇ: Japonya’ya gitmeden önce bi 15 gün falan Barış Manço yok oldu. Ondan sonra  gittik Japonya’’daki ilk konser bu ikinci gidişimizden bahsediyorum. Sahneye çıktık Barış Japonca bir şeyler anlatıyor karşımızdakiler gülüyor. 15 günde hızlandırılmış Japoncayla, şimdi iyi niyet insanda olunca o lisan Japonca da olsa bi yere kadar çözülüyor ve o iletişimi kurabiliyor.

 

DIŞ SES: Yorulmak nedir bilmeyen, her an her yerde üretmek, ürettiklerini paylaşmak için yaşayan Barış Manço’nun kalbi, bu tempoya ilk uyarısını 1982 yılında vermişti. Kısa hayatında keyif aldığı müziğini şarkılarını ve tanıdığı binlerce insanı bırakmasına yine yorgun kalbi neden oldu. Öldüğünde sadece 56 yaşındayı ve etrafı sevenleriyle doluydu.

 

LALE MANÇO: Biz Barış ile gerçekten çok iyi arkadaştık. Birbirimizin dilinden anlardık ve çok güzel sohbet ederdik. Yani ne bileyim fikirlerimizi birbirimize daha iyi aktarırdık. Yansıma bulurdu ve gelişirdi. Bir dostu kaybetmek çok ağır bir şey.

 

DIŞ SES: Bütün hayatını bir barış elçisi gibi yaşayan Barış Manço ardında 200’ün üzerinde şarkı, 40 yıllık sanat hayatında kazandığı 300’den fazla ödül ve 7’den 77’ye O’nu seven milyonlarca kalp bıraktı.

 

FUAT GÜNER: Barış sanatçıydı. Yani Belçika Kraliyet Akademisi mezunu grafiker düşünün. Sade bir konuda değil her konuda.  Birkaç lisan bilir 3-4 lisan konuşur. Gerçekten kültürlü bilgili ve sanatçı bir insandı. Dolayısıyla da O’nun bu kadar sevilmesi ve tutulması hiç de şaşılacak bir şey değil.

 

LALE MANÇO: En çok söylenen laf şuydu Barış’ın arkasından. “Ailemizden birisini kaybetmiş gibi olduk”  Demek ki hakikaten içlerine işlemiş yani ve bunu çok samimiyetle söylediler.

 

BATIKAN MANÇO: Bize hep oku oğlum oku derdi. Ne okuduğumuz önemli değil. Dergi olsun, gazete olsun roman olsun ama okuyun derdi çünkü kitapların en doğru en bilgili bilgi kaynağı olduğunu bize söylerdi. Zaten bir kütüphanesi vardı her çeşit kitapla dolu.

 

DOĞUKAN MANÇO: NE yaparsan yapayım babam günde en aşağı 2 kere karşımda, ne yaparsam yapayım. Yani ya fotoğrafı karşıma çıkıyor ya bir müziği karşıma çıkıyor, ya internetten bir şey geliyor her şekilde karşımda zaten. En az günde 2 defa. Daha 1 gün olmadı.

 

DIŞ SES: Yeri hiçbir zaman dolmadı fakat Barış Manço ölümünden sonra da sevdiklerinden ayrı kalmadı. Biz zamanlar Barış Manço’nun mikrofonuna konuşan çocuklar büyüdü ve Barış abilerinin şarkılarıyla O’nu hiçbir zaman unutmadı.

0
0
0
0
0
0
0
0
0

Follow Us on Facebook